Kavurmacı Meselesi ve Tarihe Düşülen Bir Utanç Notu

Posted on Mayıs 10, 2017

1


Not: Bu bir yazı değil, ama unutmamak, her daim akılda tutmak ve davamızın takipçisi olacağımızın bilinmesi için atılmış kısa bir nottur. Bu mübarek Berat Kandili’nde “beratımızı” almak öyle kolay değil, imandan olduğu kadar fikir ve eylem namusundan da geçiyor..

Bir haftadan fazla oldu: İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş’ın, Fetöcülüğü ile bilinen damadı Ömer Faruk Kavurmacı’nın sudan sebeplerle serbest kalması… Bu durumun, kanımıza, ruhumuza, adalet duygumuza, umudumuza atılmış bir yara olduğunu ifade etmek dini, ahlaki, insani, irfani bir borçtur bizim için. Fetö’nün en önemli ve güçlü isimlerinden birisinin serbest kalması 15 Temmuz’da ve sonrasında aylarca meydanları doldurmuş, milletimize, ülkemize, dinimize yapılmış bu hain saldırı karşısında tek yürek olmuş bizlerin umuduna vurulmuş çok büyük bir darbedir, duyulsun, bilinsin isterim.

AKP’den kimseden değil ama, -bu blogu, yazılarımı izleyen herkes bilecektir- en az 4-5 yıldır herkes saldırırken ülkemizdeki “müslüman” gruplar içinden dahi saldırılar olduğunda, dinimiz, ülkemiz ve milletimiz için bir umut olarak gördüğüm ve arkadaşlarımın, akrabalarımın yüzde 90’ından fazlasını kaybetmek pahasına savunduğum (ve savunduğum için hiç pişman olmadıuğım) Tayyip Erdoğan’ın bu konuda tek bir kelime etmemesi çok canımı acıtıyor bilinmesini isterim. Hâlâ umutla, o adaletli bildiğim, sözünü sakınmadığı, hakkın ve Hakk’ın yanında olduğu için, evet sırf kendisi için AKP’ye bile oy verdiğim, EVET’i bir namus borcu gibi görüp savunduğum Erdoğan’ın bu konuda söz söylemesini -hâlâ- beklediğimi ifade etmem gerek. Erdoğan’ın bu salıverme işinin aslında kendisine atılan çok derin bir kazık ve altını, zeminini boşaltma çabası olduğunu çok geçmeden anlamasını bu güzel gecede dua ve temenni ediyorum.

Gelelim ülkemin zaten bir şey beklemediğim yazar/çizer/şair/akademisyen taifesine düşülen nota:

Evet ve her zamanki gibi ahlâk bu kesimlerden beklenecek en son şeymiş bunu tekraren anladık! Kayıt düşelim: Yeni Şafak’tan Diriliş Postası’na, Akit’e ilgili ilgisiz tüm tv’lerine, dergiler, internet sitelerine şuna buna kadar her yeri işgal etmiş, ve evet İBB’nin rantını yedikleri ve rantlarını sürekli kılmak istedikleri için Kavurmacı olayına tek kelime ile  dahi olsa isim vererek -hatta vermeden bile- değinemeyen bu köşeci/yazar/şair/akademisyen tafyasından kimse kendisine özgürüm demesin asla. Bu, ranta köleliktir. Size kolay yoldan gelecek para için ruhunuzu, aklınızı, vicdanınızı bu kadar kolay satabiliyorsanız sizlere sadece üzülürüm, fazlasına değmezsiniz vesselam…

Bu güzel gecede kendiniz için çok dua edin. Ama İBB’ de şurdan burdan, vicdanınızı kısmak, sözünüzü kesmek karşılığında şiir/şehir festivalleri için alacağınız yüz binlerce lira için değil, “Allah hiçbir şartta ve hiçbir çıkar için benim vicdanımı ve sözümü susturmasın; hep susuktu zaten, bari bundan sonra açılsın” diye dua edin. Zira iyice zavallılaştınız gözümde. Bari 15 Temmuz gecesinin o güzel şehitlerinden, gazilerinden utanın ve evlatlarını, eşlerini kaybetmiş insanlara “Kavurmacı serbest kalacaksa bizim evlatlarımız, eşlerimiz neden öldü ki!” sorusunu sordurmayın, yazıktır günahtır.

 

Reklamlar
Posted in: Uncategorized