Browsing All Posts filed under »Sanat«

Nuri Bilge Ceylan Sineması ve Ahlat Ağacı Üzerine Kısa Notlar

Haziran 3, 2018

0

Nuri Bilge Ceylan şüphesiz Türk sinemasının en önemli yönetmenlerinden birisi (bana kalırsa Semih Kaplanoğlu ile birlikte en önemli iki yönetmeninden birisi sinemamızın). İlk filmlerinden bu yana, film sanatında neleri yapabileceği yönünde verdiği emareler, her yeni filminde beklentilerimizi biraz daha yükseltiyorsa da; zemininin, Koza‘da açıkça izini sürdüğü, Mayıs Sıkıntısı‘ndaki başrol oyuncusuna söylettiği şeyi, yani “Tarkovsky gibi […]

İstanbul Film Festivali 2018 Versiyonu Üzerine Kısa Notlar (Festivalden Film Seçmeleri 2)

Mayıs 21, 2018

0

İstanbul Film Festivali’nde gösterilmiş filmlerden izlediklerim üzerine kısa yorumlarımı içeren yazıların (https://envergulsen.wordpress.com/2018/05/19/bir-sekuler-ayin-olarak-istanbul-film-festivali-ve-2018-versiyonu-uzerine-kisa-notlar-festivalden-film-secmeleri-1/) ikinci bölümünde kaldığımız yerden devam edelim. Scary Mother / Korkunç Anne (2017) – Ana Urushadze Mandalinalar‘ın yönetmeni Zaza Urushadze’nin kızı Ana Urushadze’nin bu filmi Bosna Film Festivali’nde en iyi film ödülü aldığında (üstelik Buğday’ın yarıştığı ilk festivaldi) çok merak etmiştim filmi. Babasının “gözüne” […]

Bir Seküler Ayin Olarak İstanbul Film Festivali ve 2018 Versiyonu Üzerine Kısa Notlar (Festivalden Film Seçmeleri 1)

Mayıs 19, 2018

0

İKSV’nin etkinlikleri içinde “etkinlik için sanat” içi-boşluğunu en vahim şekilde göreceğiniz etkinliktir İstanbul Film Festivali. 90’ların başlarından beri takip ettiğim ve birkaç yıl öncesine kadar yılda 35-40 film izleyerek iştirak ettiğim festivale, verdiğim birkaç yıllık aradan sonra 2018 versiyonunda geri dönmek, festivalin “yüzleriyle” tekrar karşılaşmak açısından ilginç bir “hatırlama” tecrübesi oldu benim için. İstanbul Film […]

Film Festivalleri Meselesi ve Buğday – İFF Sonrası Güncellenmiş Bir Versiyon

Nisan 20, 2018

0

Aşağıdaki yazı 29 Ağustos 2017’de yazılmıştı. Buğday‘ın ‘bizim’ dediğimiz Malatya Film Festivali dahil “yerel” festivallerde gördüğü muamele ve en son İstanbul Film Festivali’nde kasıtlı görmezden gelinmesi üzerine yazıyı tekrar ve bir ön-not ile yayımlamayı uygun gördüm. Bu bir “ben söylemiştim” yazısı değil elbette! Daha çok Türkiye ve dünyadaki film festivallerini biliyor olmanın getirdiği ve “yeniden […]

Gençlerimize Ne Oluyor?

Nisan 4, 2018

2

Genç olmak, hesap-kitap, zarar-kâr terazilerine karşı, bazen yanlış da olsa, çoğu zaman derinliksiz de olsa, isyan etmek demektir. Gençliğin ruhu derinliğinde değil, önünü sonunu düşünmeyen çıkarsızlığındadır… Hesap kitapla davranmak, birisiyle kişisel ilişki kurarken dahi kâr-zarar bilançosunu çalıştırmak, haksızlık karşısında söz söylemeye niyetlenmeden önce dahi bunun kendisine ne tür bir fayda ya da zarar getireceğinin hesabını […]

“Urfalıyam Ezelden” Üzerine

Mart 14, 2018

1

“Kınıfır bed renk olur / Aşka düşen denk olur İsterem başıya gele Göresen ne renk olur.” Takip edenler bileceklerdir; dizileri çok sert eleştirir, dizilerin, genellikle izleyicilerinin zaaflarını kullanan ticari pornografiler olduğunu düşünürüm. Bu yazıyı yazma sebebim, bir istisnaya, en azından ruhundaki aşkı gördüğüm bir istisnaya geç de olsa bir “sevgi duruşu” gösterme ihtiyacı. Bu yazıda […]

1993 Yazı

Şubat 26, 2018

0

Anne öldü mü çocuk Bahçenin en yalnız köşesinde Elinde siyah bir çubuk Ağzında küçük bir leke   Çocuk öldü mü güneş Simsiyah görünüyor gözüne Elinde bir ip nereye Bilmez bağlayacağını anne   Kaçar herkesten Durmaz bir yerde Anne ölünce çocuk Çocuk ölünce anne  (Sezai Karakoç)   Annesini kaybetti mi, bütün mutlulukları, uğursuzca lekelenir çocuk için. […]